13 Mayıs 2009 Çarşamba

dengeler değişir mi

Yerde biri, bir yerde bir diğeri başka yerde ters dönmüş kaplumbağa misali gibiydik. ayrı ama eş, eş ama umrumda değil.

Sağ tek ve sol tek, sağ sol fakat nasılsa eş. biri yatağın altında diğeri ayakta. sahibi aramaktan bir harab, tekim de tek benimse ruhum duymaz ruhsuzum onun ise nerde olduğundan bi-haber-i yok. benim suçum yok ondan ayrı onsuz ve donsuzum, onsuzluğa onu hiç bilmeden alıştım, donsuzluğu ise artık çok sevdim apış aram bir havalı bir özgür bir kaygan sorma gitsin değme keyfine.

üç tek, altı yarım..

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Semerkant-ı aşk


Ve şimdi gezdir gözlerini Semerkant'ın üzerinde!

Değil mi ki o yeryüzünün ecesi?

Alıp tüm diğer kentlerin yazgı iplerini ellerine,

çıkmamış mı hepsinin üstüne mağrur?



Edgar Allan Poe

Semerkant




Ömer Hayyam'a aşık olmak


Bana aşık Hayyam Semerkant sokaklarında dolaşırken başı belaya girdiğinde nerden bilsin başına gelen aşk-ı farsı.


"Benim yıkanan kadınım sadece bir serap olsa da... Gerçeğin asıl yüzü o Façalı Surat olsa da... Bu serin gece ömrümün son gecesi olsa da... Bu şehirden nefret etmeyeceğim."

9 Mayıs 2009 Cumartesi

selam ve saygılarımı iletin

Biz ayarımızı biliriz.

Gün geçmiyor ki kazalar üst üste geliyor. bir ileri iki geri bak lost'a.

Kaza olurkenki anı hatırladım da birden bıraktım kendimi kazaya, ve bırakınca birşey oldu aynı şey bir başkasına salıncakta en yüksekte, bir başkasına balkondan aşağı bakarken oldu. küçük kızların daha adını bilmedikleri organları, bilenlerin bilmezlikten geldikleri vajinaları, bilenlerin adını söylemeyeceğim şeyleri gıdıklandı. gıdıklandı da ne oldu. salıncaktaki biraz sonra indi. balkondan aşağı bakan geri çekildi, bisikletin üzerinden uçan kolunu çatlattı.

Yüksekten korkanlar sözüm sizeydi. ne kadar haklısınız korkaksınız.