7 Ağustos 2009 Cuma

doktora git





Bu yaşlar tehlikeli yaşlarmış doktor. Hayatla bir uyum sorunu alıp verilemeyen. sağ sol, sağ sol. bak ayakları şaşırdın yine. sağ nere sol nere haberin yok.

Tehlike de neyse artık. tehlikenin ta a..na koyim ben:) adeta bir erkek gibi koyarım. adeta istersem yaparım. istemeden yaptığım şeyleri de yaparım. isteyip yapamadığımı yapar gibi kandırırım adeta sonra da satarım. olduğum, başkasının sandığı olduğum. benim olduğumu sandığım olamadığım. hepsii hepsini.

Bu yaşlar tehlikeli yaşlar "çanlar kimin için çalıyor uçsuz bucaksız amerika kırsalında doc". poker face lady kadar çift cinsiyetliyim hissediyorum bunu, kanlar yürüyor önüme dimdik oluyorum. ıslandığımı hissediyorum. ıslanıyorum zamansız utanıyorum.

Şimdi benim hiç anlam bütünlüğü derdim hiç olmadı.tamam biraz oldu kompozisyon dersinden geçecek kadar. artık derste yok nasılsa anlatacak bişeyimde. a..mına koyim kompozisyonun da anlam bütünlüğünün de anlattığının da anlatamadığımında.

Delik delik delikler var, gönderici alıcı arasındaki anlamlı iletişim bütünlüğünde petekçim. delikten kaçıyor. nasılsa anlatılmıyor nasılsa anlaşılmıyor yaşamadıkça. ama ne güzel şey hikaye anlatmak.

Güzel parça güzel klip petek.

Saat taktığın kolun sol kolun. iyi de ben saati sağa takıyorum.

İçine düştüğüm tüm yaşlarımda şunu biliyordum, "kendime iyi bak, beni düşünme".

6 Ağustos 2009 Perşembe

hiç



Sen benim hiçbir şeyimsin

Yazdıklarımdan çok daha az

Hiç kimse misin bilmem ki nesin

Lüzumundan fazla beyaz

Sen benim hiçbir şeyimsin

Varlığın yokluğun anlaşılmaz


Galiba eski liman üzerindesin

Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak

Dudaklarınla cama çizdiğin

En fazla sonbahar otellerinde

Üniversiteli bir kız uykusu bulmak

Yalnızlığı öldüresiye çirkin

Sabaha karşı öldüresiye korkak

Kulağı çabucak telefon zillerinde


Sen benim hiçbir şeyimsin

Hiçbir sevişmek yaşamışlığım

Henüz boş bir roman sahifesinde

Hiç kimse misin bilmem ki nesin

Ne çok çığlıkların silemediği

Zaten yok bir tren penceresinde


Sen benim hiçbir şeyimsin

Yabancı bir şarkı gibi yarım

Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak

Hiç kimse misin bilmem ki nesin

Uykumun arasında çağırdığım

Çocukluk sesimle ağlayarak

Sen benim hiçbir şeyimsin


ATTİLA İLHAN


KİM KİM NE İÇİN NE BİŞEY. TUZAK BUNLAR. SAYGILAR : )

5 Ağustos 2009 Çarşamba

kum olmuş

Küçük ellerime ne kadar sığdırabildiysem avuçladım kumları. alın doldurun kafanıza gözünüze kumu, gibi. çamur değil kum. çamur olsa daha çok sığdırırdım inan. ama kum başka.

"martılar ağlardı çöplüklerde

biz seninle gülüşürdük

şehirlere bombalar yağardı her gece

biz durmadan sevişirdik.

..

sonbahar damlardı damlarımıza

biz seninle sararırdık

aydınlansın diye şu kirli yüzler

biz durmadan savaşırdık"


savaşırdık sevişirdik. kum gibi.