17 Mart 2015 Salı




ME TOO YOU WIN 
SIMURGH  


O kadar yaşlandım ki dünyanın hatırlamıyorum kaç kez yıkıldığına şahit oldum. Kaç cocuk emzirdim kaç yılan besledim koynumda onları emzirmedim yılanlar memeli mi, değil. Yılanları sevdim de sevmedim. Onun yerine kedi besledim. O kadar şey öğrendim bilgi ağacına tünedim. Geçenlerde Firdevste buldum kendimi naber? Afrikanın ayıbı Albino cinayetlerinden konuştuk, albino balığım cup cup geldi aklıma anneme kızdım, cinayetlerden konuşmayalım o zaman lütfen dedim. Bu kadar.     

15 Aralık 2011 Perşembe

Muse İlham Perisini kaybetmek



Çok fena çok çok fecii, çok üzüldüm başınız sağ olsun.

O peri ki nerde ne zaman yanına geleceğini bilmediğin dünya tatlısı şey, oysa o bazan tiksinç canavar, sıkıcı nesne, sana neler neler çağrıştırıp seni dürterken sen öyle ışıltılı bakarsın ve işte o zaman yaratırırsın.

O hep şeylerin üstüne konar. Aklına gelip gelemeyecek herşeyin üstüne konar belki de şimdi "ş" nin üstüne kondu. Bence sakın üstüne konduğu şeyden çok rahatsız olup, ona zarar verme, eğer bunu yaparsan onu kaybedersin.

Aç kalırsın... Aptal sistem.

İşte bu yüzden o ölmesin bana küsüp gitmesin diye İsmet Özel'in şiirlerine konan periyi o konuşunca kulaklarıma inanamadığımda da sevip okşamıştım mesela çok oldu böyle...

İlham perim şu anda onun eliyle kolu arasında tombik bileğinde...

29 Kasım 2011 Salı

Pırtık

şimdi benim merak ettiğim şu.

ben bir keresinde bu sanal aleme felan takılmıştım mesela o kadar kısa sürede, insan hayatıma baktığımda biyolojik olarak pratikte - mina nın geçen gün portakalı emdiği gibi- benim "little snail" öyle ememiyor gözlemledim şahsen, ben tüketip bitirmiştim şimdi hatırladım da yazdım.
demek ki madem.. pırtık oluşturmadan kaka olmuyor işte. ben acelem var diyorum, siz hala pırtıkk.

27 Temmuz 2011 Çarşamba

gene bir gün


cop tirina nirinom da
hop tirina nirinom.

tir tirina nirinom da
tara tirina nirinom.

şık tirina nirinom da
tık tirina nirinom.

pat tirina nirinom da
pata küte de nirinom.

hot tirina nirinom da
zot tirina nirinom.

hoşt tirina nirinom da
foşt tirina nirinom.

şak tirina nirinom da
şaka şuka da nirinom.

fos tirina nirinom da
fıs tirina nirinom.


Winehouse anısına elimde bir buzbağ şişe ile Back to Black

27 Şubat 2011 Pazar

Kırık Eşyalar Hastanesi

"O, öfkenin savaşçısı, hoşnutsuzluğun şampiyonu, çağdaş dünyanın kirli çamaşırlarını ortaya döken bir militan, yenik düşmüş dünyanın kalıntılarından yeni bir gerçek kurmayı hayal eden biri. Kendisi gibi yerleşik düzenin çoğu muhaliflerinin aksine, siyasal eyleme inanmıyor. Hiçbir harekete ya da partiye üye değil, hiç topluluk karşısında konuşma yapmadı ve binaları yakıp yıkmak iktidarları devirmek için öfkeli yığınları sokağa sürmeye hevesi yok. Onunki tamamen kişisel bir konumlanma ve yaşamını kendi belirlediği ilkelere göre sürebilse, başkalarının da kendini örnek alıp izleyeceğinden emin" o Bing Nathan. Çünkü caz çoktan öldü..

11 Aralık 2010 Cumartesi

Sonbahar


Tüm dünya yusuf için ağıt yakmış ağlarken. Yaylada içilen içkiler, otel odalarındaki rus kadınlar, yollar dereler kıvrılmış sonsuza akan. Karga konar, kurt ulurda ciğerlere bir hal olursa her şey mümkün, her dil anlamlı. alet bozuldu şansa bak.


Okunmuş rus romanlarından fırlamış kasvetli da im yusuf orti.


"her daim düşleri peşinde koşan sabırsızlık zamanının güzel çocuklarına.."

4 Aralık 2010 Cumartesi

Romero


Ne siz ne de onlar,

Arsenikli dna temyize gitmişti ben o gün evde kalmıştım. hava kapalıydı, ılık bir rüzgar tenimde gezindiğinden, rüzgar aralık pencereden habersiz girdiğinden ürkmüştüm. ya zombi olursamdı ya yol hikayem yarıda kalırsaydı ya çıkamasaydım yolculuğa? bu işte gerçekten fena olurdu.
ne siz, ne onlar hiç bir şey anlayamazdınız ne hissettiğimi bilemediğinizden. nasıl hazırlandım duymadığınızdan.

İşte tüm bunlar olurken tam da yolculuk başlayacakken ısırılıp gözlerim kan çanağına dönerse, tenim beyaz, çıkardığım sesler birşeye benzemezse, beceriksizleşirsem, tek istediğim emmek, kansa özlediğim, bir hayatı birçok hayatı mahvetmekse derdim ne kötü olurdu. ben o halde iken Gilbert bitiremediği bir portremi yapmaya koyulsa, ne olursa olsun en sonu kötünün iyisi olurdu.

24 Kasım 2010 Çarşamba

16 Ekim 2010 Cumartesi

%99,5

Giren çıkanlar, girip çıkanlar, bir girince çıkmayanlar, girince çıkartılamayanlar, bir girip bir çıkanlar, girip girip çıkanlar.

şimdi..

5 Eylül 2010 Pazar

4 Ağustos 2010 Çarşamba

gugli gugli gugli!


Oturuyorum havuz kenarında kendimce eğlenicem fakat bangır bangır serdar ortaç ve her defasında aynı şarkının anlamlandıramadığım yeri. her şey mi bu kadar anlamsız olmalı, ben orda ayırıp manalandırdığım zamanımda bile boş bırakılmıyorum. şurdan burdan dört bir tarafımdan bombardımana tutulduğum hayatımın bu aralarından kulağıma giren söz konusu şarkı nakaratı bile şöyle, birlikte söylüyorum.

"Sana bir önerim olacak hayatından miky rourke ları at.. "

???

o öyle der gibi yapınca benim böyle anlamam,
korkunç komik değil mi.

şu yoğurdu anlamlandırsak da mı.. yoksa anlamlandırmasak da mı saklasak


mikirop diyormuş.

1 Ağustos 2010 Pazar

repo man

taçını takmayı unutma,

unut gitsin,

bu dünyayı neyin ayakta tuttuğunu sanıyorsun, boynunu mesela?

kurallar..

tasmanı da..

31 Temmuz 2010 Cumartesi

bonjour beni buldu, köpeğim oldu.


Bonjour, ben ve bonjour un kuyruğu. benim kuyruğum bonjour.

Bonjour bildiğin bir köpek. labrador kırması, jack ın son anlarında yanına kıvrılmış vincent renginde. kirli kıvamında birisi.

Çok sevmemin bir nedeni de büyükanneme benzemesi. aynı büyükannem gibi bakıyor.

O nu düşünüyorum, sonra kendimi. o nun için sahibi olmam, benim için de onun peşimde köpek olması nasıl egosantrik bir olay. nasıl mahluklarız biz bonjour diye bonjour la uzun uzun sohbet etmek istiyorum, git temizlen, kendine özen göster diyorum o da kendini yalıyor şöyle bir silkinip biraz da kaşınıyor. ben ise duş alıyorum, saçım rujum derken.. rimel sürmekten bu sıcak günlerde kaçınıyor, işime gücüme bakıyorum.
o ise şu sıcak günlerde kafasını nerde su bulursa batırıp beni güldürüyor.
bonjour u eve almıyorum, bazan dokunmak istemeyip uzak duruyorum. yıkıyorum temizliyorum tarıyorum ama olmuyor temiz olamıyor. az üzülüyorum
hatırladım, o bir köpek biraz pis, aç bir köpek.

bonjour pati ver kızım :))

23 Haziran 2010 Çarşamba

ben angajman oldum

tehlikeli sularda yüzdüğüm olur,

toplumun geldiği noktaya bir bakar mısınız. toplumun geldiği nokta hiç bir zaman bir şeye de benzemedi kendimi bildim bileli. korkarım da bu hep böyle devam edecek. ben de işte oraya geldim. sandalyeye götümü koydum, müzik susar sumaz hiç acımadan rakibimi yere düşürdüm. geriledim kendi kendime konuştum. bana bişey olmaz diyip kişisel efsane bile oluşturdum.

şimdi de dualizm yapıcam işte. başka çeşit çeşit bakış açısı da geliştirmicem.

bitlis in norşin inde, bırakın norşin desinler, nasıl isterlerse öyle konuşsunlar.. kimlikleriyle gurur duyup geleneklerini törelerini, nelerini isterlerse yere göğe sığdıramasınlar.

ama bak sana ne dicem bana içli köfte hamuru oymasını öğreten değerli leçek li kürt dostum kadını: sen oralarda en az 10 çocuk doğurup, kız çocuklarını tarlada evde köle gibi çalıştırıp, çocuklarının ve benim sırtımdan geçinesin, hiç değişmeyesin diye, ben bu ülkede 1 çocuğumun geleceğini maddi manevi düşünüp karamsarlığa düşmek istemiyorum güzelim. az doğur tamam mı, senin geleceğini düşünmediğin çocuklarının geleceğini de ben düşünmek zorunda bırakılıyorum sonra.
bu ayrımcılığa da başlarım yeter artık, hele ki pozitif olanına. yok sinirlenmedim..

not: içli köfteyi eve gelince ben de yaptım ama seninki gibi olmadı, kalın oldu :(